2 Ekim 2011 Pazar

Deplasmanda 3 - Evde 13

Son birkaç senedir zor geçiyordu deplasmanlar. Fatih Terim yönetiminde çıktığımız ilk deplasman maçlarının da çok iç açıcı geçtiğini söyleyemeyiz tabi. Ancak şu son 2-3 maçta takımın gösterdiği performans yüzünden bu maça umutlu çıktık diyebilirim. Ya aslında tam umut değil bu, takımın özgüveninin yerine gelmesi daha doğru bir terim olacaktır.
Gelelim maça. Güzel pas yapan ve baskılı oynayan Galatasaray'ı izledik yine. Yanlışsam düzeltin ama uzun süredir gol atamadığımız kontra atak organizasyonundan da gol bulduk. Dünya futbol tarihi için küçük, benim ve/veya bizim için büyük adımlar bunlar :P
Takım performansı haricinde bireysel değerlendirme de yapmak lazım biraz. Kazım iyiydi bugün, daha doğrusu şutları iyiydi. Her zaman bu kadar güzel şut çekerken göremiyoruz kendisini. O da bunun farkındaydı ki çoğu zaman kaleyi denedi. Fatih Terim'in Engin Baytar'dan libero denemesi de 2 maçtır güldürüyor bizi. Baros ise aynı Baros. Hep istekli, hep arzulu ama şu hakemlerle konuşma olayını artık azaltması gerekiyor. Gereksiz sarı kartları dert olacak elbet bir gün. Gökhan Zan geçen 1-2 maça göre daha az hata yaptı. Bu da iyi, bu da güzel deyip benim gözüme batan oyuncuların değerlendirmesini ve haliyle yazıyı da burada sonlandırıyorum. Haydi öptüm, kib, bye :)
Ayrıca başlığı angara havasından seçtim. Espri kabiliyetime ana avrat sövebilir ve bloga bir daha uğramayabilirsiniz sdfklgsgd

0 yorum:

Yorum Gönder